Skip to main content

İnsan doğası mantık dışı ön yargılardan oluşuyor ve teorik mantık ile aynı şekilde çalışmayabiliyor. Bugün kusurlu gibi görünen insan doğasının kökenine indiğimiz zaman bu doğanın atalarımızı geçmişte hayatta tutmak için elzem olduğunu görüyoruz. İnsan beyni her ne kadar elastisitesi yüksek de olsa davranışsal ekonominin gösterdiği gibi kendisi için “en iyi” olanı hala ilkel yöntemlerle seçmeye devam ediyor. Pazarlama, ürün geliştirme, sigorta, finans kısaca iş dünyası bugünün insanına göre sistemleşmiş ve insan doğasının çatlaklarından içeri girecek şekilde kurgulanıyor.

Bir önceki yazıda bahsettiğim gibi daha iyi olmak tek başına bir tercih sebebi değil. Aynı zamanda insanların zihinlerine girmeli, algıda daha iyi ve tercih edilebilir olmalısınız.

Volvo marka arabalardan daha sağlam araba yapabilirsiniz ve bunu testlerle ispat edebilirsiniz ancak algıda Volvo markasının yerine geçebilir misiniz? Sanmam.

Pepsi bunu kör tadım testleriyle yıllardan beri deniyor. İki bardaktan birine Coca Cola marka diğerine Pepsi marka kola koyularak tadılması isteniyor. Sonuç olarak beğenilen bardaktaki kola çoğunlukla Pepsi oluyor. Meraklıları için aynı testler Türkiye’de de yapıldı. Pepsi %59 oranla daha çok beğenildi. Ne var ki çok satan kola markası yine Coca Cola.

Bu durumu sadece bir araba ya da içecek markası için düşünmeyin. Günümüzde en çok rağbet gören doktorlar en iyi doktorlar değil kişisel markalarını en iyi inşa etmiş doktorlardır.

Türkiye’nin en güvenilir ünlüleri listeleri yayınlanıyor. Listedeki çoğunluğun günlük hayatı hakkında hiçbir fikrimiz ve o listede olmaları için bir sebebimiz yok. Belki gerçekten de öyleler ama listeye girenler kadar listeden düşenlere ve düşme sebeplerine göz atarsak asıl önemli olanın iyi bir imaj olduğunu görebiliriz.

Serdar Kuzuloğlu‘nun ünlü filozof Alain de Botton’un ağzından aktardığı şekliyle: “İyi sanat ve iyi reklam için iyi müşteriye ihtiyacımız var. Ama yeterince iyi müşterimiz yok, neden? Çünkü sadece iyi şeyler üreterek para kazanmanın yolunu bulamadık.”

Bugün Coca Cola ile daha iyi kola üreterek rekabet edemiyorsunuz. Çünkü kola kategorisinin zihinlerimizdeki lideri Coca Cola ve Pepsi’nin tadı daha çok beğenilse de Coca Cola’nın tadı da kötü değil. Çok absürt bir hata yapmadığı müddetçe oradan indiremezsiniz. Fakat karşısına tıpkı Red Bull gibi yeni bir kategori koyabilirsiniz. Red Bull ve Coca Cola en nihayetinde birer meşrubat markasıdır. Ancak Red Bull kola kategorisinin durumundan bağımsız olarak “enerji içeceği” kategorisini yarattı ve lideri oldu. Coca Cola dünya devi olmasına rağmen enerji içeceği kategorisinde asla yer edinemedi.

Peki yapay zeka ile Pepsi gibi markalara fırsat doğabilir mi? İnsan beyninin karar vermek için kurduğu örüntüleri yapay zeka kavrayıp daha kusursuz bir şekilde kurduğunda daha iyi pazarlanmış yerine “daha iyi” olanı tercih etmemizi sağlayabilir mi?

Yapay zekanın tercihlerimizi yönettiği dünyaya daha farklı bir perspektiften bakmak için Platon’un Sokrat’tan aktardığı meşhur hikayeye göz atalım. İcat tanrısı olan Theuth icatlarını anlatmak için Mısır Kralı Thamus’u ziyaret eder. İcatlarını anlatırken sıra “yazı” icadına gelince Theuth yazı için “Mısırlıları daha bilge yapacak ve hafızalarını geliştirecek; çünkü keşfettiğim şey hafıza ve bilgelik iksiri.” diye icadı sunar. Kral Thamus aynı fikirde değildir. Ona göre bu icat, kullanmayı öğrenenlerin zihinlerini kullanmayı bırakmalarına ve unutkan olmalarına sebep olacaktır. Başkalarının ürettiği yazıya olan güvenleri, kendi hafızalarını kullanmayı engelleyecektir.

Yazı kadar büyük bir icat mı henüz bilmiyoruz ama yapay zekanın bizlere etkisi bu anlatıdan farksız olmayacaktır. Nasıl ki yazının icadı ile hafızamızı bir kenara kaldırdıysak, yapay zeka ile de tercihlerimizi bir kenara kaldırabiliriz. Tabi ki yapay zekanın şüphesiz bizim faydamıza çalışacağını düşünmek teslimiyetçilik olur. Hele ki mevcutta kullanımı göz önüne alınınca. Bunun uzak bir gelecekte olacağını düşünenler bugün neredeyse herkesin kullandığı sosyal medya uygulamalarının, arama motorlarının nasıl çalıştığına bakmalılar.

BuzzFeed Kurucusu ve CEO’su Jonah Peretti kendi platformunda bir yazı yayınladı. Yazıda Meta’nın hangi içerikleri göreceğimize karar veren yapay zekasının nasıl çalıştığını ve hangi parametrelerle içerikleri karşımıza çıkardığını artık Meta mühendislerinin bile bilmediğinden bahsediyor. Yani Istagram’da ne göreceğimize yapay zekanın kara kutusu karar veriyor. Yapay zekanın odaklandığı parametre ise bizim faydamız değil, platformda geçirilen sürenin maksimuma çıkarılması. Bunu da tahmin edileceği üzere insan doğasının çatlaklarından içeri girmeye çalışarak yapıyor. Meta, içerik kalitesinden bağımsız olarak geçirilen süreyi maksimize etmeye çalışan bir yapay zeka ile bizi karşı karşıya bıraktığı zaman sonuç doğal olarak sağlıksız bir bağımlılığa meylediliyor.

Diğer taraftan yapay zeka tıbbi görüntüleme, tanı koyma, tedavi, mikrobiyoji, genom gibi alanlarda işimizi kolaylaştırmaya ve yükümüzü almaya başladı.

Gündelik hayatta alışveriş tercihlerimize direkt olarak etki eden bir yapay zekanın hangi tarafa meyledeceğini henüz bilmiyoruz. İnsanı merkeze alan bir yapay zeka aracıyla insan doğasının hatalı yargı sistemini aşabiliriz. Daha iyi pazarlanmış ürünü değil bizim için “daha iyi” olan ürüne yönelebiliriz. Tabi ki daha iyinin ne olduğu, kendini yapay zekaya nasıl ispatlayacağı çok su kaldıracak bir konu.

Eğer her şey yolunda gider de insanı merkeze alan yapay zeka gerçek olursa bugün geçerli olan pazarlama, ürün geliştirme, sigorta, finans kısaca iş dünyası kuralları nasıl değişecek hep birlikte göreceğiz.

Leave a Reply